Hakkımda

1985 yılında evleri yeşile bakan, caddeleri denize açılan, benim küçük, şirin memleketim Giresun' da hayata merhaba dedim. Sokaklarında çokça güzel anılar bıraktım, sahilinde denizin kokusunu içime çektim ta ki 2004 yılına kadar.  Bir eylül ayında İzmir'e üniversiteye gitmek içini hazırladığım bavulum elimden hiç düşmedi. O gün bugündür hep gurbet yolcusuyum...
        Dokuz Eylül Üniversitesinde okurken belki filmlere konu olacak bir şekilde eşimle tanıştım. (İnşallah bunu başka bir yazımda anlatacağım) Neden İzmir' i seçmiştim okul için bilmiyorum aslında, puanım daha farklı şehirleri de tutuyordu halbuki. Belki de çok önceden yazılı olan kaderimin bana hediyesini sunacağı yer İzmirdi. Bu yüzden beni İzmir' e çağırdı. Sanki ben yolunu kaybeden bir gemiydim ve kıyıya çarpmak üzereyken deniz fenerimi İzmir'de buldum. Benim ışığım. aydınlığım, her şeyim... Eşim...
       2008 yılında sonsuz sevgimize resmiyet kazandırdık. Bir ömür ayrılmamaya bir de yasa önünde söz verdik.  Yollarda başlamıştı ya maceramız, yine yollarda devam ediyordu. Eşimin memleketi İzmit'ten Kırşehir'e geldik. 2011 yılından beri biz de bozkırlı olmuştuk artık.  Ve mutluluğumuzun tacı iki yavrumuzda Kırşehir'de dünyaya geldi. Biz alıştık bozkıra, bozkırın candan insanlarına. Kalamam, yapamam dedim. Ben deniz çocuğuyum, denizi özlerim dedim ama şimdi alıştım. Öyle ki gitmek istemiyorum....
        Kızım doğduktan sonra hayat sanki benim için yeni başladı. Onu gördüğüm, kokladığım o günden sonra ben başka bir ben oldum. Annelik bana çok şey kattı ve düşünüyorum da bana en çok annelik yakıştı. Kalbimin ne kadar geniş olduğunu gördüm. Affetmeyi öğrendim. Kabullenmeyi öğrendim, Küçük şeyleri dert etmemeyi, ahkam kesip, atıp tutmak yerine kendimi başkasının yerine koymanın güzelliğini öğrendim. Sabredebilirmiş aslında insan, sabretmenin güzelliğini gördüm. Hayatı hep hızlı değil, biraz da çocukça, yavaş yavaş, emekleyerek yürümeyi öğrendim. Koşup gittiğim günlerde, arkamda görmeden geçtiğim çok güzellik olduğunu anladım...
        Anne olmak kalbimde ki odaların sayısının çokluğunu gösterdi bana. Bir insanın ne kadar çok sevgiye sahip olduğu ama bunu kullanmayı bilmediğini öğretti.  Madem kalbimde uçsuz bucaksız odalar, herkese , her şeye ayıracak sevgi, merhamet vardı. odaların en büyüğünde yer açtığım kızımın bir komşusu, bir yoldaşı olmalıydı. Ve benim küçük erkeğim, gülüşüne bir ömür verebileceğim, minik tontişimde kalbimdeki yerini aldı. Şimdi kalbimin odacıklarında koşan, oynayan; düşen, kalkan; ağlayan, coşan iki küçük misafirim var. Ve hepimize ışık tutan eşim..Belki de onlar kalbimin sahibi, ben misafirim...
       Sevgiye çok ihtiyacı olan insanlarla çalışmam da tesadüf değildi belki de. Bana en çok annelik yakıştı dedim ya üstümde en güzel duran bu kariyerimle kimsesiz çocuklarla, yaşlılarla, engellilerle çalışmak çok daha kolay oldu. Aile bakanlığının sevgi çadırında bir bekçiyim adeta...
        Eşimle tanışmamız, yeni iş hayatımız, yeni başlangıçlarımız ve küçük kuzularımız hep gurbetin armağanı bize. Benim bavulla yollara düştüğüm o günden beri hayatı hep yollarda, uzakta yaşıyoruz. Yolda başlayan sevdamız, yeni yolcularla yine yolda devam ediyor. Çocuklarım doğduktan sonra benim yaşam rotam değişti. Hedeflerim değişti.Başka bir yol buldum kendime. Bu ANNELİK YOLUYDU. Kah düştüm, kah kalktım. Çok güldüm, çok mutlu oldum bu yolda. Ve çok şey öğrendim. İki küçük kuzuyla bu yolda yürürken yaşadıklarımı sizinle de paylaşmak istedim. Öğrendiklerimi, öğreneceklerimi kayda alayım diye blog tutmaya karar verdim. Yazmak geride bıraktıklarımın hatıra değil de yaşanmışlık olarak kalması için en güzel yöntemdi bence. Şimdi buralardayım, yeni insanlar, yeni dünyalar tanıyorum. Biliyorum ki birbirimize katacağımız çok şey var....
     
         Günlük tutarken de yazdığım defter önemliydi benim için. Şimdi de bloğumda bir farklılık yaptım. Gelen misafirlerim her şeyi çok çabuk bulsun diye...Umarım beğenmişsinizdir. Bloğuma bu güzelliği katan, tasarımcım sevgili Gökhan Tekin'e çok teşekkürler. Siz de bir farklılık arıyorsanız kapısını rahatça çalabilirsiniz.

iletişim: 
haticedurr@gmail.com

3 yorum:

  1. Annelik yolundaki duygular ne çok benziyo.. gerçekten bir kadına en çok annelik yakışıyor, hakkıyla, aşkıyla, ömrüyle yapabilenler için.. iki kuzuyuda çok öperim :)

    YanıtlaSil
  2. Umarım, İncitmeden, kırmadan dökmeden hasarsız büyütürüz

    YanıtlaSil
  3. Umarım, İncitmeden, kırmadan dökmeden hasarsız büyütürüz

    YanıtlaSil

Gmail hesabınız olmasa bile yorumlama biçiminde: ADSIZ seçeneğini seçerek yorum yapabilirsiniz