Bir Tabelanın Öyküsü

     
                           
   

         Yüreğim otoban kenarındaki tabelalar gibi tıpkı.  Yön gösterip, yol tarif ediyor. Kimine  sabret az kaldı diye teselli veriyor, kimine de hoş geldin diye müjde. Bazıları omzunu dayayıp poz veriyor, hava atıyor yüreğimle sosyal mecralarda, sanki bir belge, bir delil oluyor zavallım,  "valla oradayım, aha bak tabelayla poz da verdim" der gibi....
      Yol kenarında olduğundan çok çabuk tozlanıyor, kirleniyor. Sağanak yağışlarda öyle kötü oluyor ki, üstündeki rakamlar bile görünmüyor. Kara yolu görevlileri gelip temizliyorlar o zaman, sürücüler yollarını şaşırmasın diye, yoksa onlarında uğradığı yok yüreğime....Yine de  yağmurlu havalar iyi geliyor ona, tozunu alıyor yağmur yüreğimin. Arada emniyet şeridinden geçenler çamur sıçratsa da , bilirim yağmuru sever yüreğim, bir de hemen sonrasında görevliler geliyor ya galiba en çok da o yüzden seviyor yağmuru....
        Mazot yüklü tankerler, uzun araçlar, "long vehicle" ;) geçiyor ardı arkasına. Hafiften sallanmaya başlıyor o zamanlar, devrilecek diye korkuyorum, neyse ki  her şeyi düşünerek dikmişler onu yol kenarına, ayaklarında beton var ya, sallansa da devrilmiyor...
      Geçenlerde yol çalışması varmış," iyi bari dedim, kafayı dinlersin biraz..."  meğer iyice kötü olmuş, kepçe çarpınca bizimkine biraz çizilmiş, boyası atmış. " Olur o kadar, bak her tabelada biraz çizik var, sen yine iyisin, geçen yan yolda kaza oldu, tabela devrildi" deyince, rahatladı. "Gelip boyarlar mı?" dedi, "Çok bekleme, devrilmeden kimse gelmiyor" dedim. "Devrilsem keşke, şu gürültüden karmaşadan kurtulsam" dedi bana, "hele bir dur!" dedim, "sırası değil şimdi, bak belki yağmur yağar birazdan...."
        Güneşli havaları hiç sevmez yüreğim, sonbahar gelsin diye bekler yazları. Alışkın değil böyle bulutsuz, yağışsız havalara. O dört mevsimi yağış olan bir yoldaymış eskiden, etrafında  ağaçlar varmış o zaman, güneş çıksa da ağaçların gölgesi yetermiş. Sonra yanındaki ağaçları kesmiş biri, yağmur direk yüzüne yüzüne vurmaya başlamış, çok yalnız hissetmiş kendini, bir fırsatı olsa da gitsem buralardan diye düşünürken şansına  o yolu kapatmaya karar vermiş karayolları, bizimkini de otobana koymuşlar," gelmeseydin, kalsaydın orada" dedim, "rengim solacaktı yağmurdan" dedi. şaşırdım, meğer yüreğimin sevdiği yağmur onu soldurmaya başlamış, sevdiği yağmurdan kaçmış yüreğim...
       Bir otoban kenarında tabela olmak öyle göründüğü gibi havalı değil aslında, bilmem nereye 100 km, bilmem şuraya 50 km yazıp gidiyorlar üstüne. Ne yazıldıysa o kalıyor seninle. Şu uçsuz bucaksız yolda bir tabelasın nihayetinde, bir sürü daha var aynısından, hatta ışıklılar çıktı şimdi... "Onu bırak, navigasyona alıştı şoförler, yüzümüze bakan yok, yakında bizi de kaldırırlar" dedi. Ama her şeye rağmen okumayı yeni öğrenen çocuklarla yaşlı amcaları çok seviyormuş. Dikkatli dikkatli bakıp seçmeye çalışırken yazıları, biraz daha önemli hissediyor anladığım kadarıyla yüreğim kendini. Renginin solukluğunu, üstündeki çizikleri de ancak böyle dikkatli bakanlar görebiliyor zaten...
      Ben de ihmal ettim onu bu aralar. Uzun süredir bir ağırlık vardı göğüs kafesimde, yine mazot yüklü tanker geçmiştir, biraz yalpalanmıştır diye aldırmadım, bazı zamanlar böyle oluyor, geçer diye düşünüyorsun önemsemiyorsun. Ama sonra baktım geçmiyor, geçmedi. "Hiç bakmıyorsun ne zamandır" diye serzenişte bulundu, kırılmış yüreğim, epey de olmuş kırılalı, hem de aynı yerden, üst üste... "sıcağı sıcağına alçıya alsalardı" dedi, dudaklarını bükerek, "çabuk kaynardı kırığım."  Gönlünü aldım, sardım sarmaladım, kemik suyuna çorba yaptım toparlandı biraz. Ama kırıldığı yerden kaynayamadı, şöyle bakınca geç müdahale edildiği çok belli oluyordu. Ne diyeceğimi bilemedim, o da farkındaydı yetemediğimin. "Üzülme" dedi, "Navigasyon var artık hem bak yağmur başladı...." Bilmiyorsun ki, yüreğim derdim başkasına yol gösteremeyeceğinden değil aslında, seni öyle kırık, öyle soluk ömür boyu taşıyacağımdan...
   
       
     
     
     
     
     
   
     
     
   
Share on Google Plus

Hatice Durgun

0 yorum:

Yorum Gönder

Gmail hesabınız olmasa bile yorumlama biçiminde: ADSIZ seçeneğini seçerek yorum yapabilirsiniz