Çocuk bakıcısı sorunları....

   
     Çocuk bakıcısı sendromları...
     Hiç bu kadar zor olacağını düşünmemiştim. Kariyerim ve anneliğim bu ara savaş halindeler. Neden bu süreci yönetemiyorum. Binlerce çalışan anne bu sorunu yaşıyor. Ben neden üstesinden gelemiyorum.
     Terfi alalı 6 ay oldu. Daha önce nöbet usulü çalıştığımdan çocuklarıma gündüz ben bakıyordum geceleri babası. Artık 8/5  çalışıyorum çocuklara bir bakıcı bulmak icap etti. Aradık taradık bulduk birini. Kapıyı çektik, emanet ettik çocukları, çıktık evden. Zormuş...Çok zormuş anladım yaşayınca. Çok az tanıdığın biriyle çocukları evde yalnız bırakmak... Neva daha kolay benimsedi. Kaan zorlandı, yaklaşık 2 ay her gidişimde ağladı. Son zamanlarda tam alıştı derken, bakıcı işi bıraktı. İyiydi, önemsiyordu çocukları. Ufak tefek şeyleri görmezden geliyordum, sonuçta kimse benim gibi olamazdı. Velhasıl  ayrılışı kötü oldu.
     Geçici olarak birisini bulduk, hiç içime sinmedi ama o an şartlar böyle gerekti ve çocukları bıraktık x teyzeleri ile. Ne hoşuma gitmedi...? İlgisizdi, tek kelimeyle özetlersek buydu içime sinmeyen yanı. Arkadaşlarımla paylaşıyordum o ara durumu " takılma şiddet yoksa sorun yok " dediler. Şiddet de olabilirdi yani. Böyle avuttum kendimi bir dönem. Bağırmıyordu, vurmuyordu sadece "bakıyordu" . Hem ne istiyordum ki zaten kadından verdiğin para belli. Gelen kişi belli.  Ne görmüş ki çocuklarıma ne versin. Bir gün oğluma terbiyesiz dediği için, açıklayarak uyardım, "bak sen böyle dersen diğer insanların da kendine hakaret etmesine izin verir...bla bla..." Bana verdiği cevap manidardı:
    - Biz böyle görmüşüz Hatice Hanım. Bunları düşünemedim.
    Haklıydı. Eğitimciler bile çocuklara rahatlıkla hakaret ederken benim ondan bu kadar duyarlı olmasını beklemem saçmaydı. Böyle görmüştü böyle  yetiştirmişti çocuklarını da. Çocuk  psikolojisi onlar için anormal bir tabirdi. Çocuğun  psikolojisi mi olur sanki. Ben de ara sıra ağzımdan kaçırıyordum bu tarz kelimeler. Başkası deyince içim burkuldu işte. Uyarmam iyi oldu tabiki bir dahakine dikkat eder değil mi? Bakıcınız varsa ağzınızdan çıkan kelimeri seçerek kullanıyorsunuz. Çünkü her zaman bırakıp gitme ihtimalleri var ve bunu çoğu kez söylüyorlar. Muhtaç olmak başkasına ne zor...
     Onlar için de zordur mutlaka. Yabancı bir ev, haliyle her evin bir kültürü var buna uymak, çocukları tanımak, anne babayı tanımak....
    Çalışan annelerin kanayan yarası bakıcı sorunudur herhalde. En azından benim için şu an bu. Fedakarlık bekliyorum bakıcılardan. Masanın altı kırıntı olunca süpürsün, bulaşık makinemi boşaltsın. Vallahi başkaca isteğim yoktur. İş  yapmam sadece  çocuğa bakarım diyor. Bakmaktan kasıt tamamen somut anlamlı. Soyut anlamı hiç kullanmıyorlar. Oyun oynamak, aktivite yapmak...
    Bu düşüncelerimi bakıcısı olan arkadaşlarımla paylaşınca. "Ne etkinliği, saçmalama" dediler. Onlar duruma alışkın tabi. Çocuklara baksın yeter. Çok şey istediğimi farkettim. Acemiydim bu işlerde, rajonu bilmiyordum, öğreniyordum lâkin...
     Bir komşum var, oldukça iyi para veriyor bakıcısına o da aynı, sadece bakıyor. 6 yıldır bakıyor hem de. Ben 6 gün sabredemiyorum bu duruma. Bu arada ortalama bir fiyatla baktırıyorum cocuklara ki su sıralar bu miktari da beğenmiyorlar. Sonuçta sadace baksalar da herkes için emeği kıymetli. Ve emeği ölçülebilir değil bir ölçekle.
    Görmezden gelmek, yutmak kelimeleri, ilk aklına geleni söylemek, sabretmemek, hemen harekete gecmek. Bunlar benim eksik olan yönlerimdi. Bunları gördüm bu zamanda. Hem iş yerinde hem evde.
    Çok şanslısın, çocuklarını kendin büyütüyorsun diyen arkadaşlarımın ne kadar haklı olduklarını farkettim. Şansımın farkında değildim. Onların aslında ne demek istediklerini ve ne yaşadıklarını şimdi çok daha iyi anlıyorum.
    Yorgunum....
    
Share on Google Plus

anne güncesi

0 yorum:

Yorum Gönder

Gmail hesabınız olmasa bile yorumlama biçiminde: ADSIZ seçeneğini seçerek yorum yapabilirsiniz