Formasyon Günlüğüm ( çocuklara gülümsemeyi öğretin)

 
     
     
Çocuklarınıza gülümsemeyi öğretin
       
Çocuklarınıza gülümsemeyi öğretin
       Bugün hoca derste şöyle bir soru yöneltti:
        Çocuklarımızın ruh sağlığı olmayan bir doktor, avukat ya da mühendis olmasını mı istersiniz yoksa ruh sağlığı yerinde olan ortaokul mezunu sıradan bir birey mi?
       Tabi hepimiz ruh sağlığı daha önemli, kendisine faydası olmayan bir insanın başkasına da faydası olmaz dedik. Hoca bunun üzerine kendisinin yaptığı bir araştırmadan bahsetti. Bu araştırmaya göre üniversite öğrencilerinin % 76 sının psikolojisi bozukmuş. Ne kadar korkunç bir rakam  değil mi...? Ve şöyle devam etti. Hepiniz ruh sağlığı yerinde olsun, üniversite mezunu olmasa da olur diyorsunuz, etrafımız psikolojisi iyi olmayan üniversite mezunları ile dolu. Bu çocuklar bu hale nasıl geliyor?
        İçimizde anne-baba olanlar da var. Şu anda halen üniversite okuyanlar da. Gençlerin çoğu hatta hepsi istemedikleri bölümü okuduklarını, ailelerinin yönlendirmesiyle burada olduklarını söylediler. Keza mezun olan bizler içinde bu geçerliydi. Sonra hoca şöyle dedi; "Öyleyse arkadaşlar çocukları rahat bırakın, onları sevin sadece sevin ve iyi birer örnek olun zaten kendi yollarını bulacaklardır. "
Söylediği çok doğruydu, içimizde 17 yaşında oğlu olan bir arkada ş ülkemizdeki eğitim sisteminin ve işsizliğin olması yüzünden çocukları gelecek vaadeden mesleklere yönlendirdiğini söyledi, çocuğunun, kendi istediği yönde ilerlerse işsiz kalma ihtimali yüksek olacağını ve parasız insanların da mutlu olamadığını söyledi. Evet arkadaşımız da haklıydı. Sistem bunu gerektiriyordu. Hoca şöyle dedi;
       " Parasız insanlar mutlu olamıyor belki sana göre ama parası olanlar da nasıl mutlu olacağını bilmiyor. Bütün lise, ergen hayatını bir odaya kapanıp ders çalışarak geçiren doktor bugün komşusuna selam vermiyor. Hastasıyla bile konuşurken bir robot gibi hareket ediyor. Çocuklarına ve eşine sevgi vermekten, zaman ayırmaktan haberi yok. Kendisi kurulmuş bir robot gibi. Hayat sadece ders çalışmaktan ibaret değildir. Çocuklarınıza selamlaşmayı, yardımlaşmayı gülümsemeyi öğretin. İnsan sosyal bir varlıktır, sosyalleşemezse mutsuz olur."
          Hocamızın sözleri kulağımda yer etti. Hayat ders çalışmaktan ibaret değil. İçine kapanık, konuşmayan, boş bakan, gülümsemeyen bir nesil yetişiyor. Ve bu nesli biz yetiştiriyoruz. Ebeveyn olarak çok işimiz var, öğrenmeniz, öğretmemiz gereken çok şey var....
     For
     
Share on Google Plus

anne güncesi

3 yorum:

  1. Ne güzel bir hocaymış, keşke herkes dinleyebilse.

    Ben de dün bir arkadaşıma diyordum, yapabileceğimiz en iyi şey bol bol öpmek,sevmek ve birlikte gülmek. Evine girdiğinde dışarının stresi dışarıda kalsın hiç olmazsa :)

    YanıtlaSil
  2. Kesinlikle katılıyorum çok doğru. Ben önce seviyorum ve sevdiğimi sürekli onlara söylüyorum öpüyorum kokluyorum sarılıyorum işin özü burada gerisi zaten gelir. Sevgiyle büyüyen çocukların kötülük yapacaklarına hiç bir zaman inanmıyorum. Sevgi en büyük nimet...
    O halde sevgiyle kalın...

    YanıtlaSil
  3. Kaleminize sağlık. Biz ebeveynlerde ne yapacağımızı şaşırdık artık. Çocuğumuzun iyi yaşaması için iyi bir okul okumasını istiyoruz. Hayatı gördük, ülkeyi zaten görüyoruz. Bir yandan da çocuklarımız mutlu olsun istiyoruz. Tek bildiğim biz ebeveynlerde, çocuklarda bu ucube sistemin kurbanlarıyız:( Hoca da haklı arkadaşınızda... Sevgiler...

    YanıtlaSil

Gmail hesabınız olmasa bile yorumlama biçiminde: ADSIZ seçeneğini seçerek yorum yapabilirsiniz