Saygı Duymakla Kontrolü Kaybetmek Arasında...

     
 "Çocuğunuzu zorlamayın, istemediği bir şeyi yaptırmayın, kararlarına saygı duyun"
           Cümle ne kadar tanıdık değil mi? Ya tv programlarında,  ya da çocuk gelişim kitaplarında sık sık karşılaştığımız bir cümle. ÇOCUĞUNUZA SAYGILI OLUN.

           Bu aralar sanki saygılı ebeveyn olma yarışında gibiyiz. Saygıdan kastımız nedir tam bunu da çözmüş değiliz aslında. İşte tam bu yüzden bazen işler fena halde karışıyor ve kendimizi ipleri çocukların elinde olan bir kukla olarak buluyoruz.
          Kendi zevklerimizden, hobilerimizden, mecburiyetlerimizden saygılı ebeveyn olacağız diye çok mu taviz veriyoruz acaba. Brn şahsen bu soruyu kendime fazlaca sorar oldum bu aralar. İşin içine bir de çalışan anne olup, vicdan azabı çekmek girince kontrolü elden kaçırıyor muyum, bunun ortası nedir diye sorgularken buluyorum kendimi.
           Oku, dinle araştır, sor.....Uygulamaya gelince kafam allak bullak oluyor. Bazen ne kadar da aciz hissediyorum kendimi. Elimde iki çocuk, beynimde fırtınalarla kala kalıyorum.
          " Sen bilirsin"
           Çocuklara sen bilirsin dediğimiz anları düşünün bir. Ağzımızdan sen bilirsin çıkıyor, aklımızdan neden söylediğimi yapmıyor, zorlasam mı acaba geçiyor. Tamam evladım sen bilirsin. Hem kararlarına saygılı olmak istiyorum hem de kararlarının yanlış olduğunu düşünüyorum. Sen bilirsin derken içim içimi kemiriyor bazen. Ama yine de sen bilirsin diyorum.
           Yemek yemek istemiyor. Ya da evde onun yiyebileceği uygun şeyler arıyor. Bazen 3-4 lokmayla doydum diyor. Ana yemeği es geçip sadece yoğurt ya da sadece süt istiyor. İşte tam bu zamanda sen bilirsin demek o kadar zor oluyor ki. Onun öz benliğine, isteklerine saygılı olmayı istiyorum. Karakteri yara alsın istemiyorum. Ama sağlıklı beslensin de istiyorum.
           Tamam kızım sen bilirsin
           Sonra düşünüyorum. bu sen bilirsinler, kararlarına saygılı olma tavırları nereye kadar sürecek. Benim yapmak istediğim; benim onu bir birey olarak kabul ettiğimi anlaması,  zorlamaya, dayatmaya mecbur kalmaması, bütün hayatı boyunca boynunda bir ip kim sürüklerse oraya giden bir insan olmaması yönünde. Peki onun anladığı ne? "Bu evde kararları ben veriyorum, istersem yiyorum istemezsem yemiyorum, soğuk olsa da t-shirtle çıkabiliyorum. Çünkü ben fazlaca özel ve üstünüm"
         Benim vermek istediğim mesajla çocuğun anlamak istediği karışıyor diye düşünüyorum bazen. Her istediğine evet demekle, saygılı olmak arasında ince bir çizgi var. Ben zaten anne olduğumdan beri bu ince çizgide yürüyorum....
         Bu aralar bir karışıklıkiçindeyim ben, bahar sendromumu dersiniz, ruhsal doluluk, bedensel yorgunluk mu dersiniz bilmiyorum. Çözüm bulma yetimi bir süreliğine kaybettim.
     - Son zamanlarda çok farklı tavırlar sergiliyor doktor bey...

       - Annelik yorgunlukları çok yıpratmış hastayı, günde bir saat özel zaman, hafta da bir de ortamdan uzaklaştırma yazıyorum. Geçmiş olsun!!!
     
       
       
         
         
          
Share on Google Plus

anne güncesi

13 yorum:

  1. Çocuklarla arkadaş olmak, anneliğin önüne geçtiği zaman bu tür durumlar çoğalıyor. Bazı şeyler vardır özü hep aynı kalır, annelik de böyle sanırım. Özellikle küçük yaşta iken tavizlerin sayısı artarsa beklentiler sınırsızca artıyor çocuklarda. Böyle durumlarda, annem gibi anne olacağım fikri bir reçete olabilir. Ama Siz son iki satırdaki doktor reçetesini de yapın, süper anne olursunuz yine. Selamlar...

    YanıtlaSil
  2. Beklentilerin ardı arkası kesilmiyor gerçekten. Sınırsızca cogaliyor. Annemin yöntemi...haklisiniz annen min yöntemi daha iyiydi. Kuralci olmayi beceremiyorum bazen. Ama böyle olmak lazım bunu biliyorum. Sanırım benim biraz dinlenmeye ihtiyacım var. Zira sinirlerimiz birbirini tetikliyor

    YanıtlaSil
  3. Ama zor gerçekten de bu çizgileri ayarlamak, okurken ikilemde kaldım, uygulaması, başıma gelmesi hayal edemedim Anne Güncesi! Ama sen altından kalkarsın ;)
    Sonra haber et, tecrübeni eksik etme :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah feno ya bilsen bazen her şey öyle zorlaşıyor ki...anne olmak hayatinin hepimizleler kalması demek sanki:((

      Sil
  4. canım uzun yıllar çocuklarla çalışmış biri, birileri olarak sen de çok iyi bilirsin ki kurallar kısa vadede yorsa da uzun vade de rahatlık sunar ebeveynlere. Kuralların netliği beklentinin netliğidir ki bu da sen zayıf ya da güçsüz olduğunda kuralın zaten varlığının oturmuş olması bu zayıflığını gizler diye düşünüyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kuralları oturtmak lazım da iste ben bunu çok yapamiyorum. Bazen kuralcı olsam da bazen de tavizkar buluyorum kendimi. Dediklerine sonuna kadar katılıyorum ve uygulamak istiyorum

      Sil
  5. abartıyoruz canım gerçekten de. sınırları belirleyemiyoruz galib o da bizi yoruyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen iyle abartıyoruz. Cak ağzına iki tane oturt;))) kuralcı ebeveyn olmak lazim. Taviz raviz getiriyor. Gözünü sevdiğimin terliği bak bize be akıllıyız;)))) saka bir yana bir annenin bazı kuralları olmalı ve odun vermemeli bunlardan

      Sil
  6. bazen düşünüyorum gerçekten de biz özel değilmiydik arkadaş bizde çocuktuk yaa :))) o kelimeyi söylemeyim bilinçaltında şöyle etki bırakır böyle yaparsam özgüveni şöyle olur, böyle baktığımda duygu hali öyle olurlar... bizi bu karmaşa ile büyütmedikleri için bir kuşak öncesi daha rahat.. biz daha 0-6 yaşındaki çocuklarla çöktük valla :) Demirkadının dediğine katılıyorum abartıyoruz ama önüne geçemiyoruz da :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzmanlar şöyle dedi, bunlar boyle dedi diye diye bir tuhaf olduk. Onların bilinçaltında iz kalmasın diye agresif ebeveynlere dönüştuk.

      Sil
  7. Çocuğum yok ama yeğenimle beraber büyüdük neredeyse ondan anlayabiliyorum .
    Doğruyu söylemek , anlayabileceği şekilde yaklaşmak , arkadaş olmak , oyun arkadaşı olmak bile ayrı ayrı özelliklerle dikkate alınmalı ... O kadar ince çizgiler ki ...
    Oysa bizim anne babalarımız gözümüzün içine baktığında olay biterdi ... Sendromlar yoktu ... Ama her şey zamana göre bambaşka boyutlar kazandı .
    O ince çizgi ve ayar yapmak çok zor Allah kolaylık versin ...
    Anneler de ara sıra pil biter gibi olur ama kısacık bir şarjla her şeye yeniden başlar..
    Yüreğinizin rahat olduğu şekilde davrandıktan sonra ......
    Her şey güzel olur nasılsa ... Ne de olsa sizler gibi anneleri var

    YanıtlaSil
  8. Saygili olmak herseyine evet demek degil tabii ki. Montessori ye göre çocuklarin belirli çerçevelere ihtiyaci var büyükler tarafindan çizilen. Bu çerçeveler ve sinirlar olmazsa çocugun da kafasi karisir dogru ve yanlis konusunda.

    YanıtlaSil
  9. oğlum 14 yaşında , yapmak istemediği hiç bir şey için zorlamadım , ne yatma saati var ne kalkma (basit örnek) . olası sonuçlarını anlatıp , kendin karar ver kaçta yatacağına dedim bugüne kadar , geçenlerde konuşuyoruz da bana dönüp şöyle dedi , ne yapacağım seni zaten çok fazla etkilemez ki , nasılsa sonuçlarına kendim katlanacağım , sana olacak bir şey yok .demek ki neymiş öyle de yapsanız böyle de uğraşsanız , bir yerden sonra onlar kendileri karar veriyor sizin nasıl bir ebeveyn olduğunuza , o halde ??

    YanıtlaSil

Gmail hesabınız olmasa bile yorumlama biçiminde: ADSIZ seçeneğini seçerek yorum yapabilirsiniz