Çocuklarımızı anlayabiliyor muyuz?


      Yavaş yavaş büyüyor kuzucuklarım. Ben onların hep yeni bir adım atmalarına tanıklık ediyorum. Onlarla gecen her anın kıymetini bilmeye çalışıyorum. Ten teması kadar yürek teması da önemli, biliyorum....Sağda solda yakalayıp öpüyorum, mıncıklıyorum arada sıkıştırıp gıdıklıyorum, bazen kendimi kaptırıp ısırıyorum.....
        Sevmek, koşulsuz sevmenin en koşulsuzu evlat sevgisi. Yüreğimi açıyorum, avuçlarına koyuyorum. Öyle masumlar ki onların gönülleri hep açık zaten. Girmeyi becerene ardına kadar açık. Peki her anne evladınının gönlüne girmeyi becerebiliyor mu? Bugün bunu sorguladım hep. Seviyorum, öpüyorum, kokluyorum ama gönüllerinin içinde miyim? Bütün sırlarını bana anlatabilecekleri kadar yüreğimi açabildim mi onlara? Konuşurken gözlerini kaçırmayacakları kadar güven verebiliyor muyum?  Annem yedirir, annem ısıtır, annem giydirir, annem yıkar, annem oynar....ANNEM ANLAR...Beni bir tek annem anlar diyebiliyorlar mı? Doyurmak, giydirmek kadar hayat verici bir şey onları anlamak. Annelerinin onları anladıklarını bilmeleri....İşte benim manevi beklentim onları anlayıp, gönüllerine girmeyi başarabilmek...
          Her konuştuğun da gözlerinin içine bakıp dinlemekle, konuşanların lafının bitmesini beklemeyi öğretmek çok zor oluyor bazen. Dinlemezsem anlatmaz, dinlemezse bencil olur. Dinlemezsem gözlerini kaçırır, dinlemezse saygısı azalır, dinlemezsem yalan söyler, dinlemezse empati kuramaz....Anne olmak ne zor, bir marangozun ağacı şekillendirip eşyaya dönüştürmesi gibi değil ki, bir mermerin oyulup işlenmesi ya da bir cama nefesle hayat verilmesi gibi değil. Hem bire bir model olurken hem de kendi olmasını öğretmek çok zor....
       İşte bu örnek olmakla, özgün kalması arasındaki çizgide duruyor bütün anneler. Tam bu noktada sarsılmadan dimdik durmaya çalışıyorum ben de. Yaptığı yanlışları yargılamadan, kırmadan anlamak istiyorum. Sorarken, anlatırken ağzımdan çıkan kelimeler yüzünde bir tokat değil, gözlerinde bir ışık olsun istiyorum. ANNEM ANLAR...Annem benim yaptığım yanlışları anlar...Annem bunun sebebini anlar...Annem kızmaz, annem dinler. Benim çocuklarım arkamdan böyle konuşsun istiyorum...
      Bütün bu pervasız, gamsız annelik duruşlarımın arkasında bu var. Az kızabilen bir anne olmak. Sabırlı bir anne olmak, konuşmadan, yargılamadan disiplin sağlayan bir anne olmak. Ölçüyü sağlamaya çalışırken, ölçüyü kaçırmamak. Bütün sabrımın nihayetini "yeterr!!!!" diye bir çığlıkla getirip, emeğimi ziyan etmemek....
       Annem anlar...Benim annem beni anlar. Ne yaparsam yapayım annem anlar.....Annem sadece dinlemez, annem gerçekten anlar...
     Kendimce çok emek veriyorum, uykusuzluk, yorgunluk, maddi problemler, sosyal hayattan verdiğim tavizler. Bu yaptığım fedalarlıkların ve verdiğim tavizlerin amacı ne, ya da ben aslında neden yoruluyorum?  Mükemmel bir yemek çıkartıp, misafirlerimi mutlu etmeyi düşünüp koştururken, bana bir şeyler anlatmaya çalışan çocukların yorgunluğu mu bu? Dinlemek mi yorucu, mükemmel bir akşam yemeği hazırlamak mı? Lavabolar ayna gibi parlasın, ev mis gibi temizlik koksun diye kendimi parçalarken "Anne doktorculuk oynayalım mı?" diyen kızımı geçiştirmeye çalışmak mı beni yoran?
       Dinlemediğim her sözün,  ertelediğim her oyunun bana getirisi, konuşurken kaçan iki çift göz olacak. Ve ben bunları anladığım da kıymetli misafirlerimin de, lavabolarımın da hiç bir ehemmiyeti kalmayacak. Değerini bilmediğim o masum zamanlar, yerini "Bu çocuk neden böyle, Allah ıslah etsin" serzenişlerini bırakacak....
       "Annem beni anlar, hatalarıma birlikte çözüm buluruz, annem beni dinler..." Ne kadar çok dinlersem o kadar çok dinleyecekler. Doktor kontrollerimle, balkondaki saksılarımla, geveze ahbaplarımla o kadar çok ilgili olacaklar.
      " Kızım gelir, oğlum getirir. Onlar beni anlar..." Gelecekteki diyaloglarımı bu cümleler süslesin istiyorum.
       Seni anlıyorum, gözlerindeki ber şeyi görüyorum, okulda arkadaşının yaptığı saçma espriyi bile dinlerim anneciğim. Ben ufak ufak geleceğe böyle yatırım yapıyorum. Bunların dönüşü hep böyle bakan gözler, arkamdan dolap çevirmeyen, yalan söylemeyen evlatlar olsun...


Share on Google Plus

anne güncesi

25 yorum:

  1. Ben göz temasına ve guvenli sarılmaya inanıyorum ozaman anliyorlar bence cocuklarda annelerini babalarini..Keyifle saglikla buyusunler kuzular :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dinlemekle anlamak çok farklı bence de..göz teması kurmak, sarılmak...

      Sil
  2. Merhabalar; yavrucuklarınızı sağlıklı,mutlu şekilde büyütmenizi temenni ederim. Onları dinlemek,göz teması kurmak, sarılmak bence çok önemli. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçiştirmeden dinlemek, anlamaya çalışmak çok önemli. Ve bize bir şeyi anlatırken çekinmeden anlayabilmeleri...ben böyle olsun istiyorum. Aramızda yalan olmasın istiyorum, onlara bu güveni vermek istiyorum

      Sil
    2. Size katılıyorum.Bende kızlarım ile konuşurken bütün işlerimi bırakırım.Tek ilgilendiğim onların düşüncelerini dinlemek olur. Karşılıklı iletişimde iki tarafında gerçekten samimi olması çok önemli.Çocuklarda bu hissi almalı bence. Ben her zaman bana doğruları anlatmalarını bu şekilde sorunları birlikte çözebileceğimizi anlatırım. Sevgiler diliyorum:)

      Sil
  3. Sevgili anne guncesi ne kadar dogru bir konuya parmak basmissin
    Cocuklarizi ne kadar cok dinler ve ne kadar cok onlarla ilgilenirsek onlarin kalplerindeki yerlerimiz o kadar derin olur. Allah evlatlarinizla saglikli ve uzun omurler gecirmenizi nasip etsin.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Çok güzel anlatmissiniz.
    Elinize kaleminize sağlık. ..
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  6. Çok güzel anlatmissiniz.
    Elinize kaleminize sağlık. ..
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  7. Sanırım ben anlayan bir anne değilim. Kendime engel olamıyorum. aklımda yapılacak işler dönerken, ben çocuklarıma adapte olamıyorum. Bunun en acı gerçeğini geçenlerde iki yaşında bile olmayan kızım yüzüme vurdu. Puzzle oynuyordu , anne sen koy ben geliyom dedi. Çünkü beni ne zaman çağırsa onu hep geliyorum diye oyalıyordum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seni çok iyi anlıyorum. Kafamızda onca iş varken kendimizi çocuklarla oyun oynamanın saçmalığı içinde buluyormuşuz gibi düşünüyoruz. Ben işten gelince ikisi de o kadar sabırsız ki, hep bir şeyler yapmak istiyorlar. Önceliği onlara veriyorum. Ama tamamen onlara yani araya bir iş sıkıştırmıyorum. 1 , 1.30 saat ilgileniyorum sonra da ev işlerine zaman ayırıyorum. Kaliteli vakit geçirince onlarında içine siniyor paylaştığımız zaman.şöyle bir örnek vereyim bugün nöbetten çıktım Kaan kah altı yapmama bile tahammül edemiyor. Masayı bıraktım ve belki de 40 dakika sadece salıncakta sallanıp birlikte şarkı söyledik. Başka hiç bir şey yapmadık. Sonra ben bıraktım sallamayı o da bundan keyif slmış olacak ki benden ilgi istemedi. Kendi oynadı sonra. Hep böyle olamıyorum tabi ki bazen ruhum ve bedenim bunu kaldırmıyor. O zamanlarda her defasında şöyle diyorum bu günler geçecek, büyüyecekler ve o zaman ben sohbet etmek istediğim de odalarına kapanacaklar. İşte o gün keşke doya doya yaşasaydım bugünleri diye ah vah edeceğiz. Öncelik onların olsun canım. Ben bunu kendime hep hatırlatıyorum. öncelik onların:)

      Sil
  8. çocukları dinlemek çok önemli her yaşta ama özellikle de ergenlik çağında daha da önem kazanıyor.. dinlemezsen dışarı arkadaşlarına yönelir bence..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh ergenlik beni korkutuyor. O an çok zor hep onları anlamadığınızı düşünüyorlar. Ne yapsam olmuyor. İşte temelleri bugünden atalım yavaş yavaş. O çok farklı bir boyut tabi ki sorunlar olacak ama güven duyguları tam oturursa daha az yıpranır hem anne hem çocuk. Dengede tutmak ne zor...

      Sil
  9. Sizi tebrik ederim. Bazen ebeveynler aman ne de olsa çocuk konuşuyor diye geçiştirme yanlışı yapabiliyorlar, aslında minikler artık birey oluyor 2 yaşlarından sonra hele de konuşmaya ve sorular sormaya başladıklarında onlarla bir yetişkin gibi canı gönülden konuşmak gerekiyor. Elinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
  10. Çocuklarınız çok şanslı Anne Güncesi... :)

    YanıtlaSil
  11. her defasında her arkadaş ortamında da dile getirdiğim bir konu arkadaşımla sohbet ederken çocuğu gelip annesini dürtüyorsa hemen kesiyorum sesimi sen çocugunu dinle oyle devam ederiz diyorum sasırıyor bazı arkadaşlarım ama benim için en doğrusu bu

    YanıtlaSil
  12. Kaleminize sağlık, düşündürücü, güzel bir yazı. Ancak hataları en aza indirmek için annenin sevgi dolu ve anlayışlı olması kadar kararlı ve güçlü olması gerektiğini düşünüyorum. Çocuğun yanlışlarını babadan gizlerse, tek taraflı çözümler önerirse çocuk da yanılgılara düşecektir. Doğru yolu bulmak her zaman çok kolay olmayabiliyor. Ergenlik döneminde anne-baba yerine daha çok arkadaşlarının dinlemesini, anlamasını tercih edebilir.
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  13. Çocuklar her şeyi hissediyorlar bence. Bunun için numara yapmadan doğal halimizle gerçekten zaman geçirmek en güzeli sanki

    YanıtlaSil
  14. WWW.ASOSYO.COM - SOSYAL MEDYA PLATFORMU
    Merhaba sizide aramızda görmek isteriz.Editör başvuruları başlamış bulunmaktadır.
    http://www.hamdicetin.com.tr/2016/04/asosyocom-basvurular.html

    YanıtlaSil
  15. Çok önemli bir konuya değinmişsin gerçekten.Çocukları anlamak ve onları dinlemek çok önemli internette geçeblerde bir yazıya denk gelmiştim.Yurt dışında çocuklar ile konuşurken onların göz hizasına inerek konuşurlarmış.Okuduğumda çok hoşuma gitmişti.

    YanıtlaSil
  16. Çok önemli bir konuya değinmişsin gerçekten.Çocukları anlamak ve onları dinlemek çok önemli internette geçeblerde bir yazıya denk gelmiştim.Yurt dışında çocuklar ile konuşurken onların göz hizasına inerek konuşurlarmış.Okuduğumda çok hoşuma gitmişti.

    YanıtlaSil
  17. Güncem ne güzel anlatmışsın bazen şartlar çocuklarımızla yeterince zaman geçirmemize engel olabiliyor biz böyle olmasını istemesekte :( Çalışma saatleri uzun bir işte çalışıyordum ve hep yorgundum içimi hep acıtan, o zaman 2 yaşında olan kızımın 67 yaşındaki dedesine "dede benim senden başka arkadaşım yok benim en yakın arkadaşım sensin" demesiydi :( çok uzun zaman ağladım ama çalışınca yapacak pek birşey olmuyor. İlk adımını babamdan duydum, ilk dişini çıkardığını annemden. Onu bırakıp işe gittiğim için çok uzun zaman anne demedi bana oysa ilk kelimesi anne demek olmuştu. Yüreğine, kalemine sağlık. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  18. Güncem ne güzel anlatmışsın bazen şartlar çocuklarımızla yeterince zaman geçirmemize engel olabiliyor biz böyle olmasını istemesekte :( Çalışma saatleri uzun bir işte çalışıyordum ve hep yorgundum içimi hep acıtan, o zaman 2 yaşında olan kızımın 67 yaşındaki dedesine "dede benim senden başka arkadaşım yok benim en yakın arkadaşım sensin" demesiydi :( çok uzun zaman ağladım ama çalışınca yapacak pek birşey olmuyor. İlk adımını babamdan duydum, ilk dişini çıkardığını annemden. Onu bırakıp işe gittiğim için çok uzun zaman anne demedi bana oysa ilk kelimesi anne demek olmuştu. Yüreğine, kalemine sağlık. Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  19. Çok iyi anlatmışsınız, bu satırları yazdığınıza göre eminim hem siz onları, hem onlar sizi anlayacaktır. :) lavaboları boş verin, kızınızla evcilik ya da doktorculuk oynamayı ertelemeyin çünkü bir bakarsınız büyümüş oynayacak yaşı geçmiş:)))lavaboyu ertesi gün parlatırsınız:)

    YanıtlaSil
  20. Büyüdükçe daha zorlasiyor. Anahtar kelime onlari dinlemek. Dinledikçe anliyor insan. Gözlwmler yaniltabiliyor ama gerçek duygularini anlattikça dinledigimizi bilmek onlari çok rahatlatiyor.

    YanıtlaSil

Gmail hesabınız olmasa bile yorumlama biçiminde: ADSIZ seçeneğini seçerek yorum yapabilirsiniz