akrabalardan uzak olunca

     - Biliyor musun?
     - Neyi?
     - Zeynep' e anneannesi kek yapmış...
     -Hımmm...
     -Anneannem de bana yapar de mi...
     -Evet tabi ki bi tanem...
      Yazın gidince yapsın o zaman.
     -Olur....
 

      Kızımla aramızda geçen konuşmanın bir kısmı...Ne demek istediğini biliyorum aslında...İçinden geçenleri biliyorum...Ve ona bu durumu tam anlatamayacağım için açıklama yapmadan kısa cevaplarla geçiştirdim konuyu. Belli ki kendince çözüm arayışına girdi ve:

      Odasında oynuyordu ben mutfaktaydım. yanıma geldi:
      -Yarın bunu giyeceğim kreşe giderken (anneannesini ördüğü yelek)
      -Çok sıcak olmaz mı?  Terlersin.
      - Zeynep'e bunu anneannem ördü diyeceğim.
   
       Zeynep'e göstermek istediği sadece yelek mi diye düşündüm yemek yaparken. Yoksa benim de anneannem var demenin başka bir yolu muydu bu?
   
       Sustum....O odasına gitti, ben yemek yapmaya devam ettim.
       Gurbette büyüyen  çocukların kaçınılmaz yazgısı buydu. Yalnızlık...
       Yalnız kalmasın diye kreşe gönderdik, kardeşi vardı ama hissetmek istediği başka şeydi anlaşılan. Kızım; anne, baba, kardeş, arkadaş sevgisinden başka bir şey hissetmek istiyordu. Genetik kodlarımızda var belki  bu duygu ve tatmin edilmesi gerekiyordu artık...
       Yanında huzurlu olduğumuz insanlar vardır, sere serpe rahat olduğumuz insanlar...Onlarla yaptığımız şakalardan aldığımız lezzeti başkalarından alamayız. Onların yanındaki huzuru başkasında bulamayız. Ve onların dokunuşları, yaklaşımları, sevgileri başkalarınınki gibi değildir...Kan çeker derler ya o işte; yakınlık, içtenlik, sıcaklık....
        Doğduğundan beri sene de bir kaç kez gördü anneannesini, dedesini, halasını, dayısını,amcasını...Farkındaydı demek ki onların yanında başka şekilde mutlu oluşunun. O da bu küçük aklıyla gurbetçi çocuk olduğunu anlıyordu.
       Çok sık görüştüğümüz iş arkadaşlarımız var, apartmanda komşularımız var. Misafiri seven bir aileyiz. Memlekete gidemediğimiz bayramlarda mutlaka burada tanıdığımız arkadaşlarla bayramlaşırız..Bütün bunlar kızımın içindeki anneanne yerini dolduramıyor demek ki.
       Oyun ihtiyacını gidersin diye oyuncak alıyoruz, sosyalleşsin diye kreşe gönderiyoruz, aç kalmasın diye yemek yediriyoruz ama istediği akraba sevgisini yerine koyamıyoruz.
        O günden sonra anneanne oyunları oynamaya başladık.
        - Sen anneanne ol, ben de torun.
        - Tamam kızım.
        -Kızım değil torunum diyeceksin!
        -Tamam torunum:)
     
         Hele bir de bu konuşmanın üstüne akrabalardan uzak büyüyen çocuklar üstüne yaptığım internet araştırması iyice canımı sıktı. Empati kuramazlar, iletişim sıkıntısı yaşarlar. güven duygusu azdır....v.s  Muhakkak bu duygu yoksunluğunun da çocuklarda eksileri vardır. Nasıl telafi ederizin cevabını bulamadım. Gurbette çocuk yetiştirenlerin ortak kaygısı bu. Akrabalarıyla çok sık görüştüremeyiz bu imkansız. Akraba yerine koyacak ahbap bulmak da zor. Yine de evimize gelen giden olduğunu, komşu teyzelerin, amcaların da bize yakın olabileceklerini, annemin ve babamın arkadaşlarına güvenebilirim mesajını vermeye devam edeceğim.
         Arkadaşları dedemle bunu yaptık, kuzenimle şuraya gittik, anneannem beni şöyle sevdi, halam hediye almış deyince daha çok eksik hissedecek. O da bu eksiklikle büyümeye alışacak malesef. İnşallah kuzenlerinin yerine koyacak arkadaşları olur. Şükür ki kardeşi var şefkatle öpüyor ablasını. İyi ki dedim bugün iyi ki var kardeşi....
   
   

Share on Google Plus

anne güncesi

4 yorum:

  1. Sizi gurbette yasayan bir anne olarak çok iyi anliyorum. Çocuklar bu eksikligi hissediyor mutlaka. Bu da bizlerin ödedigi bir bedel iste.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhakkak hissediyor. Bu sorular karşısında biz de kapatmaya calistigimiz eksik yanlarımızın acidığını görüyoruz.

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. kuzum ya...o gün ben çok üzülmüştüm. hatta itiraf edeyim ufaktan ağladım...:(

      Sil

Gmail hesabınız olmasa bile yorumlama biçiminde: ADSIZ seçeneğini seçerek yorum yapabilirsiniz