anneanne ve babaannelerin torun bakma zorunluluğu!


.

           Çalışan bir anneyseniz bu nasıl bir yazı şimdi? Ne demek istedi?  Diye sorular takılabilir aklınıza başlığa bakınca. Bugün yaşadığım bir olaydan sonra,  büyüklerin gönülsüz torun bakmasıyla ilgili bir yazı yazmak istedim.
           Çalışan anne çocuğunu doğurdu. Analık izni, rapor, yıllık izin derkeennn  bütün izinler bitti ve sıra bu çocuğa kim bakacak meselesine geldi. Zaten o dönem sokakta bile kimi görseniz ne zaman işe başlayacaksın? çocuklara kim bakacak? bakıcıya verme sakın? kaynanan bakar canııımmmm! bunun gibi bir dünya diyalog yaşarsınız. Artık anne de telaşlıdır. Hakikaten bu çocuğa kim bakacaktır? Ücretsiz izne ayrılsa ev kredisi vardır henüz, ya da belli standartlarda yaşamaya alışmıştır bundan taviz vermek istemez. Bakıcıya bıraksa gönlü razı gelmez. Ne yapacak çalışan anne?
         Aslında daha bebek haberini alır almaz kim bakacak sorusu akıllardadır. Lakin bebek dünyaya gelmediğinden bu soru şimdilik rafa kaldırılır. Bebek doğduğunda ise ilk telaşlar falan derken sanki tekrar hiç işe dönülmeyecek gibi iş yeri sayfası kapatılır. Yavaş yavaş izinler suyunu çekince, anneanne ya da babaanne de çok ısrarlı bir şekilde; "ben bakarım canım torunuma bakıcı ellerinde mi büyüyecek benim torunum demediyse "  Annemiz  alarm durumuna geçer. Kendi annesi yakında ve bakacak durumdaysa hiç kaçışı yoktur zaten.  Emri vaki bir tutumla zaten çocuğuna baktırmayı kabul ettirmiştir. Anneanne  her ne kadar tekrar yıllar yıllar öncesine dönüp, bir çocuğa hele ki küçük bir çocuğa bakma telaşını tekrar yaşamak istemese de kızının hatrına susar.Torunu da çok sevimlidir zaten, canı gibi sever ama...İşte bir ama kalır içinde....
        Bazen de aynı psikolojiyi babaanne yaşar. Torunun anneannesi bakamayacak durumdaysa, bu sefer babamız söylenmeye başlar. x'in izinleri de bitti, yakında işe başlayacak, sen bakarsın de mi anne?
      Babaannemiz de torununu çok sever, oğlunun kırmamak için bakarım der. E bir de işin sonunda torununa bile bakmadı lafını geline söyletmemek var. Özetleyecek olursak çocuğa bakacak anneanne ya da babanneler şu durumdalar:
       1- Torununa gönüllü olarak bakmak isteyenler çok severek büyütenler,
      2-Bir tarafta da kızına-oğluna kıyamayan, üç kuruş biriktirsinler de ev alsınlar diyen. Bu yaştan sonra torunu bile olsa bir çocuğun sorumluluğunu almak istemeyen,  yüksek ihtimalle şehir değiştirmek zorunda kalan ama torununa da kıyamayan, gün bitsin diye dört gözle bekleyenler,
      3- Torun haberini alır almaz, "ben bu yaştan sonra çocuk mocuk bakamam rahat etmek istiyorum, nasıl yaptılarsa öyle baksınlar!" deyip baştan tavrını koyanlar,
      4-Evde hem bakıcı vardır hem de bir ebeveyn. Çocukların bakımıyla bakıcı ilgilenir. Anneanne-babaanne bakıcıya bakar:) Ama herkes rahattır. Anne zaten çok rahattır. Yaşlı ebeveynimiz ara sıra çeker gider, gezer tozar...
 
       Eğer sizin de anneniz ya da kayın valideniz birinci durumdaki gibiyse çok şanslısınız. İşe gittiğinizde gözünüz arkada kalmadan gidersiniz. Hatta eve gelir bir kaç kap yemek bulursunuz. Hatta ve hatta çocuğunuz anneannem-babaannem gitmesin diye ağlar, bu çocuk beni sevmiyor mu diye bunalıma  bile girersiniz:))
      Eğer ikinci durum söz konusu ise anne işe rahatça gider . Artık büyük bir bıkkınlık içinde olan büyük ebeveynler öylesine çocuğu büyütür. Sizi de kırmaz, şu çocuğun kreş yaşı gelse diye dört gözle bekler. Üstelik alttan alttan bakıcı fiyat araştırması yapar. Çocuğun genel ihtiyaçlarını giderir,çeker gider. Bazen sürtüşmeler olur çocuk bakımı konusunda. Annenin idealist tutumlarına karşı, zaten sıkılarak çocuğa bakan yaşlımız, ben kaç çocuk büyüttüm havasında kendi bildiğini okur. Mecbur durumda olan anne olaya müdahale etse bir dert, etmese bir dert....
      Baştan tavrını koyanlar rahattır. Uygun bir bakıcı bulunur.  Aynı şehirdelerse ara sıra bakıcıyı yoklar, akıl verir. Annemiz içten içe kızsa da bu duruma; hem bakmıyor hem de bakıcıya karışıyor diye bakıcıyla yola devam eder.
     Benim favorim olansa 4. durum. kimseyi zorlamıyorsunuz.  Annenizi ya da kayın valideniz çocukların yüküyle ezilmiyor. Hem onlar torunlarıyla yorulmadan vakit geçiriyor. Hem bakıcı para kazanıyor, hem de siz çocuğum emin ellerde diye rahatsınız.
    Bir ebeveyn gönülsüz çocuğunuza bakacaksa, çocuğu gönüllü bir bakıcıya baktırmak daha mantıklı geliyor bana. Çok iyi çocuk bakan bakıcılar tanıyorum. Bunun yanı sıra çocuğa hiç bir şey katmayan, azarlayan anneanne-babaanneler de tanıyorum. Zaten gönülsüz bakıyorsa her şey dert olur bakan kişiye. Onu öyle yapma, böyle yap deseniz alınır. Sık sık telefonla arasanız yanlış anlar. Ama bakıcıya aynı şeyleri yapsanız normal karşılar, çünkü işçinizdir sizin bir nevi.
    Gerçekten çalışmak zorunda olan ve bakıcıya verecek parası olmayanları bir yana koyarsak, büyükleri çocuk bakma konusunda zorlamak bana yanlış geliyor. Bir çocukla günü geçirmek peşinden koşturmak çok zor. Hele ki ara sıra size bakıcı bulmanız için kaçamak konuşmalar yapılıyorsa bilin ki yorgun bir anneanneniz- babaanneniz var ve artık çocuğunuza bakmak istemiyor. Gerçekten de belli yaştan sonra hiç çekilmiyor. Ben şahsen, bir otuz sene sonra torun büyütebilir miyim bilemiyorum. (30 sene sonra beni torun büyütmekle alakalı bir blog yazarken görürmüşsünüz:))  Herkesin kendine göre bir haklılık sebebi var. Anne para kazanmak istiyor, borçlar ödensin istiyor...Anneanne-babaanne artık özgürlüğünü ilan etmiş, ayak bağı istemiyor...
     Peki bu yazıyı yazan ne yapıyor? diye merek ediyorsanız sizi şöyle alalım.
     Bu yazıyı yazan çok şanslı. Çünkü hem çalışıyor, hem de çocuklarına kendi bakıyor. Çünkü onun böyle bir işi var; gece çalışıyor, gündüz evde. Çocuklarımıza gece babamız,  gündüz ben bakıyorum. Ayda toplam on gece çalışıyorum. Her iki doğumumdan sonra da iki sene ücretsiz izne ayrıldım. Tek maaşla da idare edebiliyor insan isterse. İşe döndüğümde de çocuklar epey toparlamış, daha az bakıma ihtiyaç duyuyor durumdaydı.
     E tabi senin tuzun kuru, bulmuşsun kebap iş, konuşuyorsun diyenler de haklılar kendince. Lakin hem çalışan hem de evde olan bir anne olarak şu gözlemlerimi de katmadan edemeyeceğim.
     20 dairelik bir apartmanda oturuyorum. Ve genelde aynı yaşta olduğumuz komşulardan oluşuyor bu 20 kişi. Doğal olarak çocuklarımızın da yaşı küçük. Bir kısmının bakıcısı var bir kısmının annesi- kayın validesi bakıyor. İnanın o kadar iyi bakıcılar var ki dört dörtlük ilgileniyor çocukla. Bunun yanı sıra gönülsüz bakan anneanne babaanneler var çocuk uyusun da iş yapayım diye sallaya sallaya zorla uyutan. Bıkkınlığı suratından apaçık okunan...
       Benim evimden çocuk eksik olmaz. Komşularımı da çok sık çağırırım hem muhabbet etmeyi severim, hem de çocuklarımın arkadaş çevresi oluşsun isterim. Bu yüzden de çocuklara kim nasıl bakıyor, çok iyi biliyorum artık. Ben de diğer anneler gibi gündüz çalışmak zorunda olsaydım, gönülsüz bakan bir anneanne ya da babaanneden ise gönüllü iyi bir bakıcıyı tercih ederdim. Gerekirse eve kamera koyardım ama bıkkınlığı suratından okunan, her defasında laf sokan bir ebeveyn istemezdim.
         
     
   
     
   
 
Share on Google Plus

anne güncesi

38 yorum:

  1. Yakın zamanda teyzemin de başına böyle bir şey geldi o kategorilerden "çocuk mocuk bakamam bu yaştan sonra" olana giriyordu teyzem. Yalnız gelininin bakıcı tutma gibi bir obsiyonu yoktu o an.. Allahtan eltisi baktı da çözüldü olay.. Bu bakıcı olayından ben de küçükken çok çektim. Hiç sevmezdim kardeşim ve bana gelen bakıcıyı.. Çat çat vururdu elimiz, kolumuz neremiz denk gelirse :( Ben ilkokul 1 kardeşim 3 yaşındaydı.. Anneme anlattım da neyse ki, yolladı kadını.. Yaramı açtı yazın kusura bakma çenem düştü :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin çenen hep düşsün bence ortaya güzel şeyle çıkıyor:) Bu bakıcı problemi ya da çocuklara kim bakacak problemi her daim sürecek. Ta ki devlet annelere aylıklı 2 yıl izin verene kadar

      Sil
    2. Küçükken yasadigin talihsizlige üzüldüm. İyi ki annene söylemişsin. Söylemeyen çok Çocuk var. Sen de bu çene varken söylersin tabi:))) takibine suikast düzenleyip kaçıran kızsın sen. İlk takibinden bahsediyorum. Çocuğa olumsuz olumsuz konuşup baymıştın ya:)) Bu yazı diZisini sıkılmadan okuyabilirim yine.

      Sil
    3. Küçükken yasadigin talihsizlige üzüldüm. İyi ki annene söylemişsin. Söylemeyen çok Çocuk var. Sen de bu çene varken söylersin tabi:))) takibine suikast düzenleyip kaçıran kızsın sen. İlk takibinden bahsediyorum. Çocuğa olumsuz olumsuz konuşup baymıştın ya:)) Bu yazı diZisini sıkılmadan okuyabilirim yine.

      Sil
    4. Ya aslında sadece yazarken var bu çene. Bir sebepten dolay bir yanı kırgın bir çocuktum ben.. Söyleyemediklerim kalemime yansıyor sanırım.. O çocuk için ama üzgünüm bak şimdi görsem bir helallik filan alırdım işim gücüm rast gitmedi ya :D Vallahi zor bir şey ben çocuğunu emanet edeceğin insanı bulmak.. İnşallah kimselerin çocukları kötü insanlarla karşılaşmasın. Tekrar teşekkür ederim buarada :)

      Sil
  2. Çok gencim annem inşaallah ilk Anneanne modeli olur :)

    YanıtlaSil
  3. Bende her iki taraf da candan gönüllü ama annem yurtdışında yaşıyor ve 72 yaşında. Gözleri gittikçe kötüleşiyor ve işitme cihazına rağmen duymakta da zorlanıyor. 3 buçuk yaşında bir kızım var ve enerjisi beni bile bitiriyor. Baba anne de tansiyon hastası ve fıtık, KOAH derken zaten bakıma ihtiyaç duyan biri. Haftanın 3 günü rahatsız. Bakıcı olayına sıcak bakmıyorum, hem güvenilir biri hem maddi yönden beni zorlamasın derken imkânsız olduğunu anladım. Kazancımın yarısından fazlasını ona vereceğime evde oturmaya razıyım. Herkesin durumu farklı ve şartlar da öyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Turkiyede ilk iki sene bebek doğunca gece çalışmak yasak ben de o dönemlerde bakıcı yetine ücretsiz izne ayrıldım. Zaten iki çocukla maaşımın büyük bir kısmı gidecekti. Tek maaşla idare ettik. İki sene. Bende senin gibi evde otururum dedim bakıcıya verecegime. Bakici mukemmel olsa da illa akli kalır insanin

      Sil
    2. Turkiyede ilk iki sene bebek doğunca gece çalışmak yasak ben de o dönemlerde bakıcı yetine ücretsiz izne ayrıldım. Zaten iki çocukla maaşımın büyük bir kısmı gidecekti. Tek maaşla idare ettik. İki sene. Bende senin gibi evde otururum dedim bakıcıya verecegime. Bakici mukemmel olsa da illa akli kalır insanin

      Sil
  4. Calısmayı geç 3. Doğumumda yardımcı olur diye annemi Yurtdışına getirttim. Sadece 1 gün bir oglanı 2 saatliğine anneme bırakıp sohbete gittim. Dindüğümde cocuk koltuğu bıçaklama oyun olsun diye. Anneme dedim ki neden Bıçak almasına izin verdin? Cevap: ben bırak dedim ama beni dinlemedi. Cocuk da 5 yasında. Annem koltuktan kalkmadan uzaktan talimatla cocuk bakmayı planlamış. Geri gönderdim annemi be 3. Çocuğumu tek basıma doğurdum. Bazen ben bakıcam diye yalvarsa da BÜYÜKLER onların kafasındaki cocuk bakma seklini iyi Konuşmak Lazım önceden

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle gerçekten. Ben de eşimden başkasına güvenemiyorum. Büyükler öyle ye dedim yemedi, yapma dedim yaptı...

      Sil
    2. Öyle gerçekten. Ben de eşimden başkasına güvenemiyorum. Büyükler öyle ye dedim yemedi, yapma dedim yaptı...

      Sil
  5. Turkiyede cocuklu olup is bulmak,calismak,cocuga bakacak kisi( kim olursa)cok zor evreler evet katiliyorum cocuk cok zor ama anneanne babaanne elini etegini cekmemeli torun bu hangi tarafin imkani varsa tasin altina elini koymali cok iyi bakicida olsa bu zamanda en kotu aile buyuklerinden iyi degildir offler poffler ama kiyamaz ya caninin cani
    Bu arada merak ettim isinizi varsa banadaaaa is bulmak niye bu kadar zor ya

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben yurt yönetim memuruyum. Fazla bilinmeyen bir meslek.
      Haklısınız ellerini çekmemeliler bütün sorumluluğu yıkmak da onlara ağır geliyor bazen. Bir de istemiyorlarsa. Yoksa hep olsunlar yanımızda...
      Evet iş bulmak zor. Çoğu insan kpss mağduru. İnşallah size de bir kapı açılır.

      Sil
    2. Gunaydin anne guncesi bende ilk defa duydum insallah bende bulurum is sevgiyle kal😊

      Sil
  6. Biz de sanslilardandik. İki yıl ücretsiz izin aldım. Kayinvalidem baktı sonra bir yıl. Hep benim isteklerime göre yaptı herseyi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman şanslısın. Bazıları kendi bildiğini okuyor...

      Sil
    2. O zaman şanslısın. Bazıları kendi bildiğini okuyor...

      Sil
  7. Gerçekten çok zor bir durum. Bakıcıya da güvenemem ben. Neler duyuyoruz bu konuda. Çocuğum olursa inşallah anneannesi ya da babaannesi bakar. Bu konuda herkesin öyle olur inşallah ya da 4.durum gibi aynı evde olurlar ama bakıcı bakar yaşlılarda yorulmamış olur. Aslında en iyisi kendin bakman ama işte Türkiye'nin şartları çalışmaya zorluyor insanları.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet red çalışsan bir türlü,çalışmasan bir türlü. Büyün çocuklar mutlu büyüsünler inşallah

      Sil
    2. Evet red çalışsan bir türlü,çalışmasan bir türlü. Büyün çocuklar mutlu büyüsünler inşallah

      Sil
  8. 1 sene ücretsiz izin daha sonra da annemin kontrolünde bakıcı ve kreşe verdim oğlumu :-)) ama yazları annem baktı mesela evet biraz zor olmuş olabilir ama çok sevdiğinden sesi çıkamadı tabi :-D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman siz en şanslılardansınız. Yazları çocuk bakmak daha kolay parklar, bahçeler...

      Sil
    2. O zaman siz en şanslılardansınız. Yazları çocuk bakmak daha kolay parklar, bahçeler...

      Sil
  9. çok güzel bir yazı bu. benim rastladığım daha çok 2. yani aileler de para biriktirmek için hem annelerine bırakırlar hem de akşamları annelerinde yemek yerler. bence bu bir türk klasiği yaaa :) böylece ev alırlar işteee :) sonra da biz aldık derler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle tabi türk ailelerinde çocuğa bakmak ömğr boyu yani evlendi, 18 yaşına geldi mantığı yok. Ebeveynlerin bir eli hep çocuklarında.

      Sil
    2. Öyle tabi türk ailelerinde çocuğa bakmak ömğr boyu yani evlendi, 18 yaşına geldi mantığı yok. Ebeveynlerin bir eli hep çocuklarında.

      Sil
  10. benim annem güzel annem canım annemm :))) ama çok doğru bir tespit, oğlumu annemden çoook fena kıskanıyorum,bariz daha çok seviyor anneannesini şimdiden :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demek ki mükemmel bir annen var tediş. Çok şanslısın. İsteksizce baksaydı oğlun ona ı kadar düşkün olmazdı. Annenin elinden öpüyorum

      Sil
    2. Demek ki mükemmel bir annen var tediş. Çok şanslısın. İsteksizce baksaydı oğlun ona ı kadar düşkün olmazdı. Annenin elinden öpüyorum

      Sil
  11. Bu yazının altına imza atılır. Torun bakmaktan korkmama rağmen yine de Türk usulu olmasında fayda var diye düşünsem de herkes çocuğuna baksın canıııım. (Kafam çok karışık di mi?)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani severek isteyerek bakan büyükler de var. Ama yaşlılıkların da rahat etsinler diyorum ben. Kendi anneme bile kıyamıyorum. Çünkü çocuk bakmak cidden zor. O yaşta peşlerinden koşturmak kolay değil. İlla gider sever torununu ara ara alır, ilgilenir ama yük tamamen üstlerine kalınca hoş olmuyor. Hele bunu bile bile batırmaya devam edenler hem çocuğa hem annesine/ kayınvalidesine işkence ediyor

      Sil
    2. Yani severek isteyerek bakan büyükler de var. Ama yaşlılıkların da rahat etsinler diyorum ben. Kendi anneme bile kıyamıyorum. Çünkü çocuk bakmak cidden zor. O yaşta peşlerinden koşturmak kolay değil. İlla gider sever torununu ara ara alır, ilgilenir ama yük tamamen üstlerine kalınca hoş olmuyor. Hele bunu bile bile batırmaya devam edenler hem çocuğa hem annesine/ kayınvalidesine işkence ediyor

      Sil
    3. Tebrikler size. Gerçekten annenuxi sevdiğiniz anlaşılıyor.

      Sil
  12. Sanslisiniz.benim cocuklarima bakilmadigi icin calismayi birakmistim.simdi bir torunum var cok sukur.ona severek zorda olsa cani gonulden bakicam tabiki.gelin memnun etmek icin degil.yavrumun yavrusuna bakmak icin bakicam.

    YanıtlaSil
  13. Anneanne babaanne çocuk bakmak zorunda değil dur. Mecburi günlerde hastalık vs. Bir kaç gün idare Edip yardımcı olabilir... Herkes kendi sorumluluğunda olmalıdır. Kaç yıl ömrü kalmış kı zorunlu ipotek altına alacaksınız. Ayrıca bakanlar için bile " kıskanıyorum" düşüncesi çok acı ve gülünç... Aslında şimdiki gençlik çok bencil davranıyor diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil

Gmail hesabınız olmasa bile yorumlama biçiminde: ADSIZ seçeneğini seçerek yorum yapabilirsiniz